BDP tarafından “Em livir in (Buradayız)” şiarıyla Adana’da gerçekleştirilen mitinge on binlerce yurttaş katıldı. Kadınların rengarenk kıyafetleriyle ön saflarda yer aldığı mitingde konuşan BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, “Eğer halklar barış istiyorsa, eğer AKP hükümeti barış istiyorsa, müzakerenin adresi İmralı’dır, çözümü de Ankara’dadır” dedi.
BDP Adana İl Örgütü tarafından Seyhan İlçesi’ne bağlı Dağlıoğlu Mahallesi Karasu Kavşağı’nda “Em livir in (Buradayız)” şiarıyla gerçekleştirilen miting büyük bir coşkuyla başladı. Adana’da açlık grevi eylemini sürdüren grubun Kürtçe ve Türkçe “15 Şubat Komplosu’nu kınıyoruz” yazılı pankart taşıyarak alana kadar yürüdüğü mitinge, BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, BDP MYK üyesi Mihdi Aslan, Adana, Mersin, Osmaniye, Antep, Adıyaman il ve ilçe yöneticilerinin de aralarında bulunduğu on binlerce kişi katıldı. Mitingde ilk konuşmayı yapan BDP Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir, 15 Şubat’ı kınadı. Halkların düşmanlaştırılmaya çalışıldığını anlatan Aydemir, 30 yıldır süren “kirli savaşa” rağmen Kürt Halkı’nın barış, özgürlük ve kardeşlik diye haykırdığını söyleyerek, son dönemlerde yaşanan kayıpların sorumlusunun AKP hükümeti olduğunu kaydetti.
‘Müzakere adresi İmralı’dır’
Aydemir’den sonra halka hitap eden BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, AKP hükümetini eleştirdi. Başbakan Erdoğan’ın kendisini anayasa yerine koyduğunu ifade eden Kaplan, AKP’nin hukuk alanını tamamen “gasp” ettiğini söyledi. Kaplan, AKP hükümeti tarafından yürütülen siyasi ve askeri operasyonları da protesto ederek, kimseye boyun eğmeyeceklerini dile getirdi. Kaplan, “Eğer halklar barış istiyorsa, eğer AKP hükümeti barış istiyorsa, müzakerenin adresi İmralı’dır, çözümü de Ankara’dadır. Bugün bizler alanlarda halkımızla birlikteyiz. Şırnak Milletvekillerimiz cezaevinde açlık eylemindedirler. Bizler de BDP grubu olarak 20 ve 21 Şubat tarihinde açlık grevine gireceğiz” dedi.
‘Başbakan istihbarat şefidir’
Kaplan, konuşmasında Meclis’te çıkarılan MİT yasasına da değinerek, Başbakan’ın bu yasayla bir Başbakan’dan çok istihbarat şefine benzediğini söyledi. Kaplan, “O artık Başbakan değil, İstihbarat şefidir. İstanbul Taksim Meydanı’nda bir patlama meydana gelse, o patlamayı bir MİT mensubu yapsa doğrudan yargılanamıyor. Mahkemelere dese ki ‘beni yargılayamazsınız, gidin Başbakan’dan izin alıp sonra yargılayın’ ne olacak. Bir hukuk devletinde ve demokrasisinde böyle şeyler olmaz. Biz bunu 90′larda gördük. O zaman JİTEM ve itirafçılar halka bu şekilde yaklaşarak katliamlar yaptı. Devletin izniyle yaptı. Şimdi de devlet 90′lı yıllara dönmeye çalışıyor. Ey Başbakan! Şike yasası, teşvik yasası, çek yasası çıkarıyorsun ama Kürt sorununu çözmek için bir yasa çıkarmıyorsun. Başbakan ‘renkleri solduracağız, tek renk yapacağız. Dilleri bitireceğiz, tek dil yapacağız’ diyor. Ama biz bunu kabul etmiyoruz. Bu ülkede bir çok renk ve dil vardır. Kürtlerin de bir rengi ve dili vardır. Türkiye’de anayasa sorunu Kürt sorunudur. Bu sorun askeri yöntemlerle değil müzakere ve diyalogla çözülür” dedi.
Kaplan, “KCK” adıyla yürütülen operasyonlara da değinerek, dünyanın en fazla “terörist”e sahip olan ülkesinin Türkiye olduğunu kaydetti. Kaplan şöyle konuştu: “Şimdi dünyanın en fazla ‘terörist’e sahip ülkesi Türkiye çıktı. Bu teröristlerin 8 bini BDP’li. Diğerleri de BDP’ye yakın duran, dostları.”
Konuşmaların ardından müzik eşliğinde halayların çekildiği mitingde “Güneşimizi karartamazsınız”, “15 Şubat Komplosunu kınıyoruz” yazılı pankartlar açılırken, “Bijî Serok Apo”,”Bê Serok jiyan nabe”, “Şehîd namirin” şeklinde sloganlar atıldı. Mitingde PKK Lideri Abdullah Öcalan posterleri ve dev PKK bayrakları açıldı. Kadın ve çocukların rengarenk kıyafetlerle katıldığı miting müzik eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi

